Anasayfa / Sinema & Tv / Gür Saçlı Ayrılık Sonatı

Gür Saçlı Ayrılık Sonatı

//... karayel değmiş doğarken aklımın bir yanına
bir yanımın hep uçarı olması ondandır olsa ...//


kutsal hülyalar isabet almıştı
ne tedaviye ne sese cevap veriyordu
ve
her seans meşgul çalıyordu Tanrı!
biliyorduk ki inancın bir yanı yaralanmıştı
oysa tek Tanrı'ya inanmıştık
inatlara başkaldıran inanışı değiştirmeliydik
yeni bir literatür icat etmeliydik
ya da bir saat geri almalıydık mevsimleri
sarıdan beyaza dönüyordu FULYAlar
uçurum uykusundaydı rüyalar
ısdıraba bulanıyordu izdivacın kan kırmızı rengi
oysa gözlerimiz resimlerinden başka bilmezdi kızıldenizi...!


resimler eskimişti
pozlar eski...
geçmiyordu artık günler
bir buz soğuğu esiyordu
bir yanımız sanki cehennemdi
ajanslar sekiz sütuna zil çalıyordu boyuna
biz tedavülden kalkmak üzereydi...!



saate vuran saniyeler Tanrısaldı
karasal iklim ünlemler dolduruyordu düşünce balonlarını
biri biterken biri başlıyordu kumdan tepeler
yenemedik hırsa bulanmış barikatları
adım atmaya yer yoktu
kalabalıktan değildi kirlenmişti ıslaktı tüm zeminler
anadan babadan insandık oysa
ve
dolmuştu asri mezarlıklar!
kinayeli ölümler dönüyordu lotaryada
kaç milenyum yaşayacaktık ki;
yardakçılar zafer kuşanırken dudaklarına...!



tohuma kaçkın düşler çıplak ayak
mevsimsiz yağmurlar vuruyordu çiçeklere
nadas fayda etmedi görülmüştü halbuki
hasrete kurulmuştu tüm düzen
bir gülen vardı bin ağlayan
bilemedik ve anlayamadık aslında
y o k s a y m a k sadece v a r s a y ı m d ı
bir gerçek değildi
Gür saçlı ayrılık sonatında...!







ToprağınSesi

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!